yedik içtik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yedik içtik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2011 Pazar

Yumurta Dublörü Mü? O da Nesi:))



İlk gördüğümde hadi canım? ne alaka falan dedim açıkçası. Daha neler göreceğiz merak ediyorum:) Bu ilginç ürünü denemeyi düşünüyorum, ne alakaysa kendisine acayip bir sempati beslemekteyim gördüğümden beri. 


Rafadan yumurta manyağı olarak bu ürüne kayıtsız kalamam, aslaaa:)

Buyrun link için tık tık

21 Haziran 2011 Salı

Chef's İstanbul Çikolata Kursu





Çikolatayla içli dışlı olmayı seviyorsanız, bu workshop'a katılın derim. Bu bayram çikolatalar benden:) Bademli ve üzümlü enfes olmaz mı sizce de? En kısa zamanda kuvertürlerimi, kalıplarımı da alırsam benden iyisi yok. Mutfağı seviyorum yav ben.
Kurs hakkında bilgi almak isterseniz buyrun tık tık.
 

13 Haziran 2011 Pazartesi

Zeytinyağlı Taze Fasulye



Blogumun adı boşuna "Bana Dair" değil, kozmetik postlarından sonra konsept kaygısı taşımadan yemek tarifi de ekleyebiliyorum bu sebeple, eee boşuna biraz ondan biraz bundan demedik. İsmek'in Osmanlı Mutfağı kursuna gittiğimden bahsetmiştim. Koca bir dönemi geride bıraktık ve geçen hafta sonu kursumuz malesef bitti. Keşke zamanı geri çevirme şansımız olsa da aynı tayfa baştan alsak herşeyi. Zaman su gibi akıp geçmiş, şaka maka baya kabarık bir tarif defterimiz olmuş. Fırsatım olsa hepsini teker teker yapıp burada paylaşmak isterim. Neyse işte Zeytinyağlı Taze Fasulye'yi de kurstaki tarife göre yaptım. Orda yaparken tencereye çiçek şeklinde dizip borcama ters çevirip çıkarmıştık, evde şova gerek yok zaten lezzeti yeter değip normal pişirdim.Tarif zeytinyağlılar konusunda usta babaannem tarafından oldukça beğenildi, bundan sonra zeytinyağlıları ben yapacakmışım:) Cennet canıma minnet, yemek yapmayı seviyorum. Yaz aylarının vazgeçilmez tadı için:

-1 kg ayşe kadın ya da çalı fasulyesi
- 2 orta boy soğan
- 4 adet iri domates
- 1 su bardağına yakın zeytinyağı
- şeker, tuz

Fasulyeler ayıklanır, uzunlamasına 2'ye bölünür.Soğanlar yemeklik ince ince kıyılır, domatesler de kabukları soyulup minik küpler halinde doğranır. Fasulye ve domates karıştırılıp tuz eklenir. Pişireceğimiz tencereye bu karışımın yarısı konulur, üzerine fasulyeler eklenir, en üste kalan karışım konulur. Üzerine zeytinyağı ve şeker eklenip, önce harlı sonra kısık ateşte fasulyeler sararana kadar pişirilir. ( Ben zeytinyağlılarda hafif tatlılık sevdiğim için 2,5 tatlı kaşığı kadar toz şeker koydum, pişerken tuz eklemesi de yaptım, tadı oldukça yerindeydi.)


2 Aralık 2010 Perşembe

Ayva Tatlısı Seven????


Geçen hafta kurstaki menümüzün nadide parçalarından olan ayva tatlısını aslında hiçççç sevmem. Ama görüntü ye beni diyordu, ben ise yemedim ama fotoladım:)

Tarifi isteyen olursa;
 -1.5 kilo ayva
-1.5 kilo tozşeker(6 su bardağı)
-4-5 adet karanfil
-1lt su(4 su bardağı)
-1/8 çay kaşığı kırmızı gıda boyası
-500 gr elma
-1 adet çubuk tarçın
-kaymak
Ayvaları yıkayıp 2'ye bölüyoruz. Kabuklarını soyup, çekirdekli kısmı ayıklıyoruz.
Bir tencerede şeker, karanfil ve suyu kaynatıyoruz.Çubuk taçını da içine atıyoruz. Kaynayan şerbetin içine ayvaları tek tek diziyor ve yumuşayana kadar pişiriyoruz. Gıda boyasını da yarım bardak suda açıp üzerine gezdiriyoruz.
Fırını 170c de ısıtıp, süzdürdüğümüz ayvaları fırın tepsisine diziyoruz. Tencerede kalan şerbete rendelediğimiz elmaları koyup 10dak pişiriyoruz. Elmalı karışımı ayvaların çukur kısımlarına doldurup fırında 15 dak pişiriyoruz. Ayvalar soğuduktan sonra kaymak,fıstık bla bla süsleyip, afiyetle mideye indiriyoruz. Tabi seviyorsanız:)

31 Ekim 2010 Pazar

İsmek-Osmanlı Mutfağı Kursu

Bu hafta sınavlarım sebebiyle katılamamış olmanın verdiği ezikliklikle, geçen hafta yaptığımız enfes yemeklerden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim. Kursa başlamadan önce bu kadar keyif alabileceğimi tahmin etmemiştim. Hocamız Oya Hanım dünya tatlısı bir insan. Sayesinde birbirinden güzel tarifler öğreniyoruz her hafta. Tabi diğer kursiyerlerin de kafa dengi, şen şakrak insanlar olması işin cabası. Muftağa alışık,eli yatkın olsun olmasın içi biraz da olsa yemek yapma,yeni tatlar deneme isteğiyle dolu bir avuç insanız biz. Hepimiz aynı damak tadına, aynı beceri ve bilgiye sahip değiliz ama bu farklar bu işten daha bir zevk almamızı sağlıyor bence.

Her hafta 6 çeşit yemeğe emeğimizi veriyor ve tabiki bunları tadıyoruz. Sofranın kurulmasından, mutfağın temizlenmesine, bulaşıkların yıkanmasına kadar herşey bizim ellerimizden öpüyor tabi:) 
 Sabah 9.00 da başlayan bu zevkli mutfak serüveni şaka gibi de olsa 16.00 da bitiyor ve ben kendi adıma çok çabuk sıkılan bir insan olarak zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile. Yemekleri grup olarak yapıyoruz. Her tarife 4-5 kişi düşüyor ama bu demek değilki o gün pişen diğer yemeklerden bi haber kalıyoruz. Zaten tarifler 1 hafta öncesinden veriliyor ve ona göre alışveriş listeleri hazırlanıyor. Grupların kendi içinde telaşını, en güzelini yapma çabasını görmek, herkesin birbirine muazzam bir anlayış ve güleryüzle yaklaşması, her an yeni birşeyler öğrenmek bana büyük mutluluk veriyor:) Geçen hafta maharetli ablalarımın ustalıkla açtığı yufkaları
 hayran hayran seyrederken buldum kendimi mesela:) Mutfağı seviyorum hem de fazlasıyla. Kendi merakım, çabamla başlayan mutfak serüvenim bu kurs sayesinde bir aşama daha katediyor. Bu emeği daha profesyonel boyutlara taşıyabilmek için gereken eğitimi bir gün alacağımı umut ediyor, kaçarken resimlerle başbaşa bırakıyorum sizi:) 


                                                         
       Ekşili Lohusa Çorbası


                                              Kaplanmış Kabak- arka planda sarımsaklı yoğurt


                                Çorbadan bir kare daha, yine arka planda Tas Kebabı ve Soğanlı Pilav        
                                               

Fincan Böreği

He unutmadan bakmayın yemek tarifleriyleriyle ilgili post yazmadığıma, mutfaktan uzak değilim, sadece tembellik benimkisi foto çek, yaz bla bla zor geliyor.Bu arada resimlerin boyutları konusunda yardımıma hızır gibi yetişen Cafe Pepela'ya teşekkürü borç bilirim:)

25 Nisan 2010 Pazar

Sur Ocakbaşı...(itinayla tavsiye edilir)


Dikkat Dikkat; Bu yazı bünyelere zarar verebilir benden söylemesi. Sonradan vay efendim olmadı Sochic hani bize falan derseniz elimden bir şeycikler malesef gelmez:) Neysee bugün AŞK'la güzelllll bi kebap keyfi çekelim dedik. Eeee nereye gittik tabiki de Sur Ocakbaşı'na. Buraya bayılıyorum. Öküzzzzzlerrr gibi yiyip, karnımın gerildiğini hissediyorum ya benden mutlusu olmuyor:) Nerde bu Sur derseniz, Fatih Kadınlar Pazarı'nda büryancıların olduğu sokak üzerinde kime sorsanız hemencecik gösterir zira bölgenin en yoğun kebapçılarından. Buyrun bu da resmiiii:)




Salaş bi yer, lüks bi hizmet falan beklemeyin. Ama lezzet konusunda kefilim. Dehşet dehşet, siz de benim gibi etçilseniz oldukça tatmin olmuş şekilde mekandan ayrılacağınızdan eminim. Ne tavsiye edersin Sochic kısa kes Aydın havası olsun derseniz, bi çiğ köfte var anam anammm böle bişi yokkkk biz açılışı her seferinde onla yapıoruz. Resim çekmeyi akıl edene kadar çiğ köfteyi çoktan yuvarlamıştık o yüzden onun resmi eksik kaldı. Ama mükemmel, acısı kıvamı falan çok yerinde 10 numara. Sonrasında mekan zaten büryancılardan geçilmiyor, bi büryan çekin derimm. Sur'un sahipleri Siirt'li. Dolayısıyla büryan da o yöreye has şekilde yapılıo. Porsiyon küçük gelebilir benden söylemesi ama lezzet ah ahh. O yağların çıtır kısımlarının ağızda patlaması ve bıraktığı hoş tat. Büryanın altında gelen pideyi ziyan etmeyin heee, o etlerin yağıyla dehşet bi bütünlük oluyooo. Buyrun büryanımızzzzz:)



Açlık durumunuza göre Saç Tava'yla Sur Kebap'ı beraber söyleyebilirsiniz. Saç Tava'sı da çok dehşet biz bugün tercihi Sur Kebap'tan yana kullandık. He açıkçası 2sini beraber takıldığımız zamanlarda oldu, çift olarak fena bi potansiyel var ama sonrasında kalp krizi geçirme riskini düşünerek çıtayı biraz daha aşağıya çektik tabe:) Adana, tavuk, et şiş, bulgur pilavı, salata, fındık lahmacundan oluşan bi tepsi geliyor önünüze. Kısaca karnınızdan önce gözünüz fazlasıyla doyuyo. Aynen şöle bişi. Bu gördüğünüz 1 kişilik tepsi heee aklınızda bulunsun.



Kapanışı mükemmel ötesi bi tatlıyla yapıyorsunuz burda. Kendisi dillere destan Sur Tatlısı. Öküzler gibi yedikten sonra üstüne cila gibi gidiyor resmen, çok hafif. Tabaklar dolusu yeme istediği uyandırıyor. İrmik,dondurma, tuzsuz peynir sanırım şu künefelerin içine konan cinsten, üstüne tarçın, muz ve çilek taneleri. Ben bu tatlıyı anlatamıyorum kelimeler yetmiyo inanın bana. Et yemiyorsanız bile bu tatlı için gidilir Sur'a.


Bunların dışında seçenekler de mevcut tabe. Ben size Sur'un en öne çıkan mamalarında seçme yaptım. Mesela perde pilavı da süper görünüyordu denemedim ama yediğim herşey iiyse o da iidir mantığıyla konuşuyorum.Diğer kebap çeşitleri de mevcut, iskender falan da. Bunun dışında ayranı çok çok leziz. Kısacası gidin patlayana kadar yiyinnn derim. Fiyatlar zaten bu kadar şeye rağmen çok uygun bundan da emin olabilirsiniz. Seviyorum seni Sur diorum başka da bişi demiyorum. İtinayla tavsiye edilir. Gidin gariiii:PPPPP

6 Nisan 2010 Salı

Çikolatalı Muffin



Güya rejimdeyim. Dayanamadım napiim. Aslında gırtlaktan çok, yeni aldığım muffin tepsisini denemekti amacım ( bahanem de hazır olsun ama). Sağdan soldan tarifleri kafama göre birleştirip bişiler yapmaya çalıştım. Çok da güzel oldu. Buyrun tarifim:


-2 yumurta
-4 kahve fincanı toz şeker
-1.5 kahve fincaı sıvıyağ
-1 kahve fincanı yoğurt
-1 kahve fincanı süt
-5 kahve fincanı un
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
- istenilen ölçüde damla çikolata ( benim elim kaydı baya çikolatalı oldu:P))))
-göz kararı kakao


Yumurta ve şekeri mixerle bayaaaa bi karıştırıyoruz. Daha sonra yağ,yoğurt,süt ekleyip biraz daha karıştırıyoruz. Un, kabartma tozu,vanilya ve kakao da ekle karıştırmaya devam. En son damla çikolatayı ekleyip kaşıkla şöle bi karıştırıyoruz. Muffin tepsisine kağıtlarını yerleştirip hamuru paylaştırıyoruz.İsteğe göre muffinlerin üzerine de damla çikolata koyabilirsiniz benim gibi:) Ben baya doldurdum kağıtları, tepsi 12 lik ilk seferde hamur bitmedi kalan hamuru buzdolabına kaldırıp 2. sefere attım fırına. 35-40 dakika 180c önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Sonuçççç şöle oluyorrrr:PPPP Deneyin derimmmm:)


25 Mart 2010 Perşembe

Minik Çıtır Simitler


Sevgili arkadaşım Nua'cığımda yedim bu cicişleri geçenlerde. Tarif direk alındı tabi. Bugün de denedim süper bişi. Kıyır kıyır, ağızda dağılıyo.Hazırlar yanında halt etmiş. Çayın yanında mis mis:)

-Yarım paket oda sıcaklığında margarin
-1 çay bardağı sıvıyağ
-1yumurta sarısı içine, akı üstüne
-1 çay bardağı yoğurt
-1 yemek kaşığı mahlep
-1 yemek kaşığı sirke
-1 paket kabartma tozu
-tuz
-alabildiğine un
-susam

Bütün malzemeleri karıştırıp,kulak memesi kıvamında hamur yapıyoruz. Hamurdan minik parçalar koparıp, simit şekli veriyoruz. Minik simitleri önce yumurta akına, daha sonra susama batırıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye alıyor, 180c önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Sırada yeni aldığım muffin tepsisinin denenmesi var, yakında bu blogda süper über bir muffin tarifiyle karşınızdayız. Bizi izlemeye devam edin:P

25 Şubat 2010 Perşembe

Mercimek Köftesi

Bayılırım kendisine, sınırsız yiebilirim hiç problem değil. Bu da benim banko tarifim; güzel oluyo gözünüz kapalı deneyebilirsiniz.
-1 su bardağı ince bulgur
-2 su bardağı kırmızı mercimek
-4 su bardağı su
-1 demet taze soğan
-1 yarım demet maydonoz
-3 çorba kaşığı salça
-3 çorba kaşığı margarin
-2 adet orta boy soğan
-tuz, pul biber

Kuru soğanı yemeklik doğrayıp,margarinle öldürüyoruz. İçine salçayı ilave edip,salça yanmadan ateşten indiriyoruz.Mercimeği yıkayıp 4 su bardağı su ile haşlıyoruz. Mercimekler sararıp suyunu çektikten sonra ateşten alıp,ince bulguru ekleyip karıştırıyoruz. Kapağını kapatıp 30 dak şişmesini bekliyoruz. Bu sırada maydonoz ve taze soğanı ince ince kıyıyoruz. Bulgurla mercimek şişince salça soğan karışımı,baharatlar,maydonoz ve taze soğanı ekleyip iyice yoğuruyoruz. İstediğimiz şekli verip afiyetle mideye indiriyoruz. Yanına soğanlı,sumaklı salata çok yakışıyor benden söylemesi.

tarif buradan alınmıştır ben kimyon koymuyorum hoşlanmadığım için:)

19 Şubat 2010 Cuma

Mis Gibi Pastane Poğaçası


Önce profiteroller,şimdi poğaçalar. Sapıttım bu hafta farkındayım. Son iki haftadır iştahım inanılmaz açık, hele geçen hafta 4 gün falan fast food takışmışımdır herhalde:))) Pişman mıyım hayırrrrrr, bi daha olsun bi daha yaparım:P Ama söz verdim kendime biraz dikkat etmem gerekiyor. İşin komik kısmı kilo vermişim 49um:P 2 hafta falan sınır koyuorum kendime sevgili okuyucu bahar kapıya dayandı kilo almanın alemi yok dimi:P Neyse ben poğaçamın tarifini veriim hemen, seviorum şu yemek işini yaa. Mutfağım mutfak gibi olsun,pastane gibi koksun, bir şeyler deniym çok çok zevkli:)))

-1 paket oda sıc. margarin
-1 çay bardağı ılık süt
-1 çay bardağı ılık su
-1 paket instant maya
-2 çorba kaşığına yakın toz şeker
-1 çorba kaşığı tuz
-2 yumurta( 1i içine,1 i üstüne)
-Aldığı kadar un
-1 çay kaşığı mahlep

- Margarini elle ez yumuşasın, yumurtayı ekle birbirine yedir. Süt,su,maya,şeker,tuz,un ve mahlebi ekle iyice yoğur. Ele yapışmayacak kıvamda bir hamur olsun. Malum kulak memesi kıvamı:P Hamurun üstünü kapat 15 dakika dinlendir. Sonra tepside şekillendir 1 saat de tepside dinlensin. Üzerine yumurta sarısı sürüp çatalla çiz, isteğe göre susam, çörek otu serp.Önceden ısıtılmış fırında 180c pişsin. Ben içlerini boş yaptım size kalmış içine ne koyacağınız hamur güzel oluyor ne koysanız yakışır. Tam pastane poğaçası gibi puf puf bi tarif. İnternetten almıştım tarifi ama nerden unuttum kara kaplı defterime not etmişim. Hatırlarsam kaynak belirtirim:)

16 Şubat 2010 Salı

Profiterol


Profiterol konusunda çok seçiciyimdir( sanki başka şeylerde değilim:P), topları takır takır kuru olmayacak, içindeki krema ne çok koyu ne çok sulu olacak, ısırdın mı o krema ağzında patlayacak, sosu puding gibi olmayacak, toplar sosun içinde yüzmeyecek,kup kuru da olmayacak gibi gibi:PPP e tabi tüm bu şartları bir arada bulmak o kadar da kolay değil. Herşeyi geçtim insanın kendi elinden çıkan şey daha bi leziz olmuyor mu sanki? Profiterolü ilk kez deniyorum ve samimi söylüyorum dehşet oldu. Bu kadarını beklemiyordum dersem yalan olur çünkü el lezzetime güvenirim, yemek yapmaktan keyif alınca daha da artıo bu lezzet tabi. İlk deneme için göz korkutan, el oyalayacak bir tarif gibi gelebilir ama ben çok keyif alarak yaptım. Sonuç güzel olunca verilen emeğe değiyor zaten. Neyse çok konuştum, sevenler için denenmesi farz bi tarif, show yaparsınız vallahhh misafirlerinize:P Daha iyisinin olabileceğini sanmıyorum.

Toplar için:
-1 su bardağı un
-1 su bardağı su
-50 gr margarin
-1 tatlı kaşığı toz şeker
-1 fiske tuz
-3 tane yumurta
Kreması için:

-2,5 su bardağı süt
-yarım su bardağı toz şeker
-yarım su bardağı un
-1 çorba kaşığı margarin
-1 paket vanilya

Üzeri için de çikolata sosu

1 bardak suyu tencerede kaynatın, içine 1 tatlı kaşığı toz şeker,1 fiske tuz ve 50 gr margarini ekleyip eritin. Margarin eriyince unu yavaş yavaş katarak devamlı karıştırın. Bu şekilde hamur 5 dakika pişsin sonra ılınmaya alın hamuru. Hamur ılınınca yumurtaları teker teker ekleyin. Burda püf noktamız yumurtaları tek tek kırıp yedirmek, birini kırın iyice karştırın sonra diğerini. Sonucunda hamur macun kıvamına gelecek.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve hamurları sıkmaya başlayın. Ben ilk olarak pasta şırıngası kullandım ama çok zahmetli oluyor hamur cok cabuk bitiyor tekrar tekrar açıp eklemek zaman kaybettirebilir. Burda krema sıkma poşetlerini öneriyorum en kısa zamanda edinmem lazım. Ben şekillendirirken 2 tane kaşıktan faydalandım daha kolay oldu. Yarım yemek kaşığı kadar hamur alıp öteki kaşık yardımıyla yuvarlatarak tepsiye bıraktım. Çok büyük almayın hamuru çünkü baya şişiyorlar pişerken. Neyse hepsi tamamlanınca önceden ısıttığınız 180c fırında 45 dakika KESİNLİKLE FIRIN KAPAĞINI AÇMADAN pişirin. Yoksa toplarımız sönebilirmiş.
Hamurları fırının içinde bırakın ılınması için.

Toplar pişerken krema malzemelerinin hepsini tencereye alıp kremasını yapın. Vanilyayı ben en son ekliyorum.Kaynayınca ocaktan alın ara ara karştırırak soğutun kabuk bağlamasın. Aynısını hazır çikolata sosumuz için de uyguluyoruz.Bunu da soğutun.

Ve gelelim en zevkli kısma. Topları bıçakla yarıdan kesip içine şırıngayla kremadan bolca sıkın.Üstüne tabiki de bolca çikolata sos. Süslerken ben dövülmüş ceviz kullandım. Fındık, toz fıstık, hindistan cevizi de olabilir size kalmış. Hepsi bitince kendinizle gurur duyabilirsiniz, çünkü bu yediğiniz en iyi profiterol olacak emin olun. Eserinizi bi izleyin. Ve tadanların tepkileriyle keyfinize keyif katın. Afiyet olsun:PPPP

20 Ocak 2010 Çarşamba

Renkli Patates Toplarım:)


Çok pratik ama görüntü açısından bir o kadar şirin bir mamayla karşınızdayımmm:)))
Ben bu tarifi sanırım ilk olarak Portakal Ağacı'nda görmüş ve bayılmıştım, patates ve rengarenk:) Tam benlik. O zamandan beri sık sık yaptığım lezzetlerden biri oldu kendisi.Tarife geçelim, gerçi çok kolay ama adet yerini bulsun:)
-3 adet orta boy patates
-1 tatlı kaşığı tereyağ
-tuz,karabiber
-azıcık süt:)
-birazcık kaşar, birazcık da beyaz peynir rendesi; ben patatesle peynirin uyumunu seviyorum:)
-süslemek için havuç rendesi,sumak,pul biber,maydonoz(süsleme kısmı size kalmış zevkinize göre takılın:)
Patatesleri soyup orta büyüklükte doğradım ve haşladım. Haşlanınca içine süt,tereyağı,peynir,tuz,karabiber katıp ezdim, iyice karıştırdım tabi.
Süslemesinde sumakla,pulbiberi beraber bir tabağa,havuç rendesini ve kıyılmış maydonozu da ayrı birer tabağa alıp patateslerden top yaparak bunlara buladım. Bu kadarcık:)

15 Ocak 2010 Cuma

Banko Bir İrmik Helvası Tarifi:)


Aşerdim, yaptım, yedim, mutluyum:P Çok seviyorum şu irmik helvası meretini. Kendim yaptım diye demiyorum gerçekten de çok iyi beceriyorum yapmasını. Tadı, rengi, kıvamı herşeyi olması gerektiği gibi oluyor tarifimle:)
-1,5 su bardağı irmik
-2 su bardağından 1 parmak falan eksik toz şeker
-1,5 su bardağı süt
-1 su bardağı su
-125 gr margarin
-göz kararı dolmalık fıstık

Süt,su,şeker beraberce bi tencerede kaynatıp ılıklaşmasını bekledim. Yağ ve fıstığı beraber çelik tencereye alıp yağ eriyince irmiği ekledim. Helvanın rengi çok önemli bence. Çok açık renkte olmamalı, kopkoyu da tabi:) Kolumuza kuvvet uzun bir süre kavurmak gerekiyor kendisini. Ben nerde irmik helvası yesem baktım açık renk gelmiş, hemen kolayına kaçmış hıh kavurmamış irmiği diyorum deli gibi:) Neyse rengi tutunca şerbetini cossss diye döküp, ocağın altını orta ateşe getiriyor ve çekmesini bekliyoruz. Çekince de tencereyi beze sarıp 15 dakika falan demlendiriyoruz. Sonra afiyetle mideye:)

Ben bu mideye indirme kısmında nasıl daha fazla kalori alırım diye düşünüp, benmaride çikolatamı erittim ve üstüne döktüm, biraz da hindistan cevizi:) Misss. Bunun bir de dondurmalı versiyonu var. Hiç bir fark yok , kaseye kapatırken ortasını havuz gibi açıp dondurmayı koyuyoruz hopp ters çevir malum:) Neyse çok konuştum. Tekrar diyorum, tarifim bankodur, 40 yıllık ev hanımları bile böyle yapamaz:P hehehe kendiniövensmiley:P

6 Ocak 2010 Çarşamba

Islak Hamburger Candır, Tabi Dilli Kaşarlı da:)


Bugün çok sevdiğim iki arkadaşım E. ve B. ile Taksim turu yaptık. Dersten çıkana, çıktıktan sonra da Taksim'e ulaşana kadar aklımda tek şey vardı. Islak hamburgerrrrr:PPP Allahımm ben buna hastayımmm günde 3 öğün verseler önüme gıkım çıkmazz vallahi. Kendisine olan duygularımı ifade edemem o derece seviyorum. E ıslak deyince akla neresi gelir; tabiki de Kızılkayalar:P Ayaküstü aceleyle ıslakları indirmek, yanına da ayrann amannnn nasıl büyük zevk. Bakın bunları yazarken bile ağzım sulanıyor, gözümün önüne geliyor ıslaklar offf offf fenalardayım yine:)

Islak kadar taptığım diğer bi dehşet lezzet de Marmaris Büfe'nin dilli kaşarlısı.Islaktan böyle güzel güzel bahsedip diğer bitaneme ihanet etmek istemem:P Deli oluyorum kendisine o nasıl bir şeydirr. Gerçi kendisini bu aralar baya bi ihmal ettim, sevgiliyle yapılan dilli kaşarlı keyfi,üzerine de ıslak cilasıı ahh ahhh kendisi bu aralar biras uzağımda olduğu için bu güsel detaylar da bir süreliğine sekteye uğradı işte:) Gerçi sevgili gelsin de varsın dilli kaşarlı olmasın:) Yok yok o da olsunnn yaaa :PP Neyse çok goy goy yaptım kaçıyorumm, bebişlerimin resimler eşliğinde:) Malesef yanımda foto makinesi yoktu resimler netten alıntıdır.

23 Aralık 2009 Çarşamba

spagetti yerim seniiiiii...



Un kurabiyesi aşeren bünyem soluğu mutfakta alınca ortaya çokkkk alakasız bir şey çıktı. Bu benim un kurabiyesi aşkımı dindirdi mi? Tabiki de hayır, en kısa zamanda kendisiyle kavuşmam dileğiyle:) Onun yerine enfess soslu spagetti var, yer misiniz?

Tarife geçecek olursak makarnayı bildiğimiz haşlıyoruz işte :) Sosundan bahsedelim, gerçi çok farklı bir tarif değil uydur kaydır bir şey oldu, ama lezzetli :)

-5 orta boy domates
-1 orta boy soğan
-1 çarliston biber
- 1 sivri biber
-3-4 diş sarımsak
-zeytinyağ

-tuz,karabiber,kırmızı biber,kekik,nane
-1 küp kesme şeker
-yarım yemek kaşığı domates salçası
-maydonoz
-üstüne tabiki de kaşar peyniri rendesi

Zeytinyağını tavaya alıp soğanları pembeleşene kadar kavuruyoruz, tohumlarını çıkartıp yuvarlak doğradığımız biberleri soğanın içine katıyoruz, bir kaç dakika beraber döndürüp rendelediğimiz domatesleri ve salçayı katıyoruz. Sarımsakları ince ince doğrayıp, tuz,şeker ve baharatlarla beraber soğanlara ilave ediyoruz. Sos suyunu çekene kadar pişiriyoruz.Ocaktan almadan önce maydonozları ince ince kıyıp içine ekliyoruz.

Servis yaparken üstüne olmazsa olmaz kaşar peyniri rendesini de ekledik mi hımmmm değmeyin keyfimize:) (sosa normalde ben defne yaprağı da koyuyorum enfes oluyor ama evde kalmadığı için bu sefer idare ettik:)


11 Aralık 2009 Cuma

Sochic'ten Mamalara Devam:)



Buyrun bakalım karşınızda çanak köftem ve pirinç pilavım:)Sözü uzatmadan tarife geçiyorum:

Garnitürlü Çanak Köfte
Köftesi için:
-2 orta boy soğan
-1 yumurta
-yarım ekmek içi
-500gr kıyma
-maydonoz
-3 diş sarımsak
-tuz,karabiber,kimyon,köfte baharı,kekik
-2 yemek kaşığı süt
Garnitürü için:
-İsterseniz hazır garnitür kullanabilirsiniz ama ben bezelyeleri,havuçları ve patatesleri haşlayarak kendim yaptım.
Püresi için:
-3-4 orta boy patates
-karabiber,tuz
-tereyağı
-süt

Yapılışına geçecek olursak köfteyi bildiğiniz gibi yoğuruyoruz, 1 saate yakın buzdolabında dinlendiriyoruz.Köfte hamuru dinlenirken ben garnitürleri haşladım,püreyi hazırladım ve soğumalarını bekledim.(püre de klasik püre patatesleri soy iri doğra iyice haşlanınca ezme zımbırtısıyla püre haline getir,içine karabiber,tuz,yağ ve sütü kat karıştır pürüzsüz kıvama gelsin.) Dinlenen hamurdan yumurtadan büyük olacak şekilde lokmalar koparıp çanak haline getiriyor ve bu çanaklarımızı yağlanmış borcamımıza ya da fırın tepsisine diziyoruz.Köfteleri 15 dakika 180C önceden ısınmış fırında pişiyoruz.

Köfteleri fırından alıp hazırladığımız garnitürden üzerlerine paylaştırıyor,en üstü de püreyle kapatıyoruz, tekrar fırına vermeden önce 1.5 yemek kaşığı salçayı suyla seyreltip borcamın dibine ve köftelerin üzerine döküyoruz.Sonra yallah fırına:)

Köfteleri almaya yakın üzerlerine ince birer dilim kaşar peynir koyup tekrar fırına veriyoruz;kaşarların kurumaması lazım dikkat:)

Servisi pirinç pilavıyla yapıp, gelen güzel tepkiler eşliğinde afiyetle mideye indiriyoruz.

Pilavım da klasik bir pilav(acelem olduğu için pirinçleri önceden ıslatamadım, bir kaç su yıkadım .Ben 2 su bardağı pirinç kullanıyorum.3 yemek kaşığı tereyağını pilav tenceresinde kızdırıp,yıkadığım pirinçleri iyice kavurdum daha sonra 4 su bardağı sıcak su ekledim.Tuz, bir kaç damla limon suyu, 1 adet kesme şeker atıp ocağın altını orta ateşe getirip suyunu çektirdim.Daha sonra en kısık ateşte 5 dakika daha pişirip altını kapattım.Tencerenin ağzını kağıt havluyla kapatıp tencereyi nemli bir beze sardım.15 dakika demlendirdim.)

29 Kasım 2009 Pazar

Yine Yemek:)


Yemeklerle ilgili postlardan gidiyoruz bakalım hakkımızda hayırlısı:) Böylelikle sizler bu postlar sayesinde benim ne kadar gırtlak düşkünü bi tip olduğumu görmüş olacaksınız o da ayrı bi konu tabi:) Eveeett bu şeker poğaçalar da bayram sabahı için hazırlanmış olup hem göze hem de mideye fazlasıyla hitap etmektedir. Tarif ordan burdan alınan poğaça tariflerinin karma bi uyarlaması olup süsleme tamamen bana aittir:) Buyrun bu da tarifimiz:

-200gr oda sıcaklığında margarin
-1 çay bardağı sıvıyağ
-1 yumurta
-yarım su bardağı süt
-yarım su bardağı yoğurt
-1 tatlı kaşığı tuz
-yarım tatlı kaşığı toz şeker
-1 paket kabartma tozu
-alabildiği kadar un( 5 su bardağı yeterli oluyor bu ölçüye göre)

içi için:-ne arzu ediyorsanız ben bir kısmına kekik ve pul biberle karıştırılmış zeytin dilimleri,bir kısmına da peynir maydonoz karışımı koydum.bi kaç tanesini de boş yapıp resimde olduğu gibi piştikten sonra peynirle doldurdum.

üzeri için:-2 yumurta sarısı,çörek otu
-Oda ısısında yumuşamış margarinin içine sıvıyağ,süt,yoğurt ve yumurtayı ilave edip biraz yoğuruyoruz.
-Karışıma un,kabartma tozu,tuz ve şekeri de ilave edip kulak memesi kıvamına gelene kadar hamurumuzu yoğuruyoruz.
-Hamuru 15 dakika oda sıcaklığında üstü kapalı bir şekilde dinlendiriyoruz.
-İstediğimiz şekili verip, yine arzu ettiğimiz malzemelerle içini doldurup üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz, çörek otu ile süsleyipp hopppp fırınaa:)(180C önceden ısıtılmış:)Üzeri iyice kızarana kadar bu güzellikler fırında kalıyor daha sonra alıyoruz ve dikkat ediyoruzzz bu güzellikler karşısında kendimize hakim olamayıp sıcak sıcak yemiyoruz ki midemize oturmasın...ya da boşverin yiyin gitsin böyle daha güzel oluyor:)

İyi Bayramlar


Blogun açılışı bayrama denk gelince ilk yazının bayram için hazırlanmış güsel mamalarla alakalı olması kaçınılmaz oldu sanırım:)Karşınızda benim minişş mi minişş güzel mi güzel MUHALLEBİLİ KADAYIF TATLIM...Kendisini ilk defa deniyorum endişelerim vardı ya beceremezsem diye ama şükürler olsun beni utandırmadı:)
Denemek isteyen olursa diye tarifini de veriyim de tam olsun:
-500gr tel kadayıf
-1,5 çay bardağı sıvıyağ
Muhallebisi için:-1,5 subardağı toz şeker
-1,5 çorba kaşığı un
-1,5 çorba kaşığı nişasta
-1,5 çorba kaşığı pirinç unu
-5 su bardağı süt
Şerbeti için:
-4,5 su bardağı toz şeker
-3 su bardağı su
-1 dilim limon
Yapılışı nasıl oluyor dersek;
-Tel kadayıfları sıvıyağ ile iyice harmanlayıp didikliyoruz.
-Şerbet için gereken malzemeleri tencereye alıp kaynatıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.-Kreması için tüm malzemeleri soğuk olarak tencereye alıp, pişene kadar devamlı karıştırıyoruz ki topaklanmasın.Kaynayınca kıvamına gelene kadar pişirmeye devam ediyoruz.Kıvam tutunca bunun da soğumasını bekliyoruz.
-Gelelim şekillendirmeye; bu aşamada kullanacağınız kabı siz seçin ben ufak çerezlik kaseler kullandım nescafe fincanları falan da aynı işlevi görecektir.Kaseye bir tutam kadayıfı koyup bastırıyoruz ortasını havuz gibi açıyoruz, bu çukurluğa hazırladığımız muhallebiden yeteri kadar koyduktan sonra üstünü yine kadayıfla kapatıyoruz cok fazla bastırmamak gerekiyor yoksa muhallebi sağdan soldan fışkırır pişirken:)Fincanları yağlanmış fırın tepsisine sıra sıra kapatıyoruz veeee fırına:)(180C önceden ısınmış fırın kısmı klasik zaten:)
-Bebişlerimizin üstü kızarınca fırından alıp soğuk şerbeti üzerlerine yavaşça döküyoruz.Bi anda boca etmemek lazımmış şerbeti yoksa bebişlerimiz hamur olabilir:)Dikkat etmemiz gereken şey şerbetli tatlılarda kural olan sıcak-soğuk olayı; bebişler fırından cıkar cıkmaz kızgın halleriyle şerbetlerine kavuşacaklar:)-Son olarak da üzerlerine dövülmüş ceviz ya da toz fıstık dökerek süslüyoruz.
Eveeettt bölelikle ilk paylaşımımızı da yapmış bulunmaktayız vatana millete hayırlı olsun derrrr kapanış olarak hepinizin bayramını kutlar, en az benim bebiş kadayıflarım kadar tatlı bir bayram geçirmenizi dilerim...