Rimmel London etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rimmel London etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2014 Pazar

Bordo Aşkına-Sonbahar Makyajı İçin Ruj Önerilerim





Geçtiğimiz haftalarda rujlarımı toparlarken en kıymetlilerim olan bordolarımı bir kenara süs eşyası gibi dizmiş ve Instagram'da paylaşmıştım.

Hazır sonbaharla beraber makyajlarımızda kullandığımız tonlar değişmeye, ellerimiz daha fazla koyu renklere gitmeye başlamışken  bordolarımı tekrar ortaya çıkardım ve  bu post ortaya çıktı.

Not: Bu post uzuuuunnnn yazılar ve bolca fotoğraf içerir, lütfen hatta kalın.



Bordo ruj benim vazgeçilmezim. Gündüz-gece, sonbahar-kış dinlemem her zaman zevkle kullanırım.  O sebeple bu asil rengi tek mevsimle sınırlandırmayı sevmiyorum. 
Ama itiraf etmek gerekirse de evet bordo en çok sonbahara yakışıyor, böyle bir gerçek var tabi.

Benim bordo tercihlerime göz atacak olursak;


Soldan başladığımızda 
  • Golden Rose Velvet Matte Lipstick - 20: Golden Rose'un bu serisi çıktığı günden beri bloglar arasında çok meşhur bir seri olsa da ben kendisiyle henüz çok kısa bir süre önce tanıştım. Yapı itibariyle oldukça mat olması rağmen uygulaması imkansız olan rujlardan değil, evet yağ gibi de kaymıyor tabiki ama mat bir ruj için kolay uygulanabiliyor diyebilirim. Ton olarak buram buram bordo değil ama güzel bir ton olduğu aşikar. Henüz favorilerim arasına girmese de severek kullanıyorum. Dudağı aşırı kurutmuyor, kalıcılık oldukça iyi. Serinin diğer renklerine özellikle de kırmızılarına bakabilirim. Fiyat olarak yanlış hatırlamıyorsak 15 TL'den fazla  değildi.
  • Rimmel London Lasting Finish by Kate - 107: Yine blog camiasında oldukça meşhur bir bordo 107. Ben de kendisini çok severim. Golden Rose'a kıyasla daha morumsu bir tona sahip, Golden Rose da buna kıyasla daha kırmızımsı:P Yine oldukça opak, rengini güzel belli eden bir yapısı var. Tek sevmediğim yanı benim dudaklarımı biraz fazla kurutuyor, gün sonuna doğru dudak içlerinden siliniyor ve dudaklarımı çorak toprak misali çatır çatır çatlatıyor. Tabi koyu renk bir rujda çatlak dudak kabul edilemeyecek bir görüntü ama yine de kullanıyorum, seviyorum. Fiyatı hatırlamamakla beraber yine 17-18TL civarı olduğunu düşünüyorum.
  • Wet n Wid - Sugar Plum Fairy: Wet n Wild 'ın ülkemize gelmesine en çok sevinme sebebim bu  Mega Last rujlarıdır, Sugar Plum Fairy de bu serinin yine meşhur renklerinden, kendisi MAC Rebel muadili olur, henüz tanışmadıysanız tanışın:) Oldukça iddialı olan Sugar Plum Fairy bu 11 arasında en az kullanabildiğim ton olur, bu onun kötü bir ruj olduğunu mu gösterir, elbette ki hayır. Sadece bana biraz fazla iddialı geliyor. Yapısı harika, rengini buram buram veren, dudakları kurutmayan, oldukça kalıcı bu ruju seviyorum, ah bir de daha fazla kullanabilsem. Fiyat sanırım 10 TL civarındaydı. (Gratis Mega Last serisinin tüm renklerini getirse keşke, hepi topu 10 renk bile bir arada görmedim:()
  • Wet n Wild - Cherry Bomb: Bu ruj benim için aşk, bordonun sözlük karşılığı olmalı. Kendisini çok seviyorum. Mükemmel bordoya sadece bir Gratis kadar uzaksınız. Cherry Bomb yine dupe rujlardan biri, MAC Diva ve Sin'e oldukça benzeyen bir tonu var ki bu postun sonunda bu 3 kraliçeyi yan yana da görebileceksiniz. Tüm zamanların favorilerinden, bordo sevenlere şiddetle tavsiye ederim, sevmeyenler de bu tonu denemeli zira çok şey kaçırıyorlar.
Swatch-gün ışığında-flaşsız







  • Mac - Sin: Bir ruj adını bu kadar mı yansıtır? Söz konusu Sin ise, evet. Bu ruj insanı günaha davet ediyor. Harika kopkoyu, inanılmaz vamp bir tonu var. Yine bordonun sözlük karşılıklarından, benim de favorilerimden. Sin MAC'in mat serisinden ama şu imkansız matlardan, Ruby Woo tarzı dersem anlarsınız. Tamam Ruby Woo'ya benzeterek belki biraz abarttım ama ondan biraz daha yumuşak tabi:) Ama Diva'dan daha sert yapılı olduğu kesin. Diva'ya kıyasla biraz daha koyu, günlük kullanımda biraz daha zor bir renk. Bordoya aşina olmayanlar için oldukça sert bir girişe sebep olacaktır. Ama bu Sin'in kusursuz bir ton olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Oldukça mat yapılı olması sebebiyle dudakta biraz kuruma yapabiliyor. Fiyat 55 TL.
  • Mac - Diva: Yine favorilerimden. Diva hakkında çok da yazılacak, söylenecek bir şey yok aslında desem yalan söylemiş olurum, ben bu ruja şiir de yazarım, roman da, methiye de. Diva adına yakışan bir tona sahip, bordonun en güzel hallerinden. Sin'e kıyasla bir tık daha açık, bir tık daha kırmızımsı. Yapısı da daha yumuşak. Her iki rujun da ölümcül opak olduğunu söylemeye gerek tabi. Her iki ruj da kalıcılık konusunda çok başarılılar. Diva Sin'e kıyasla daha çok kullandığım bir ruj. Dediğim gibi Sin gün içinde fazla ben buradayım diye bağırıyor, ha Diva bağırmıyor mu derseniz, bir şey diyemem:) Diva'yı sürdüğüm zaman çok fazla övgü alıyorum, bir keresinde bir arkadaşım bu ruju sürdüğünde yüzünde sadece dudakların görünüyor demişti:) Kısaca bordo sevenler için kusursuz rujlardan biri Diva.
  • Flormar Long Wearing Lipstick - L-15: Flormar L-15, alıp da hakkını veremediğim rujlardan. Bence çok başarılı bir ton ve yapıya sahip. Yapı olarak Diva ve Sin'e kıyasla daha ıslak ve yumuşak bitişli, bu da onu kolay sürülebilir kılıyor. Dudakları kurutma potansiyeli diğer rujlara kıyasla yapısı gereği daha düşük. Ambalajında dudakta duruşuna kıyasla daha koyu ve çarpıcı duruyor, koyu kırmızı-bordomsu bir tona sahip. Swatchlarken bu ruja haksızlık ettiğimi farkettim, daha sık kullanmalı ve serinin diğer renklerini de almalıyım. Fiyatı şu an Flormar'ın websitesinde gördüğüm kadarıyla indirimle beraber 11 TL.
  • Cecile -15: Açıkçası bu ruj hala üretiliyor mu, Cecile markasının akıbeti ne durumda, hiç bir bilgim yok. Ama bu ruj benim ilk koyu kırmızı-bordomsu rujum, o sebeple bende yeri ayrı. Zaten gördüğünüz gibi baya kullanmışım. Yine son zamanlarda elim gitmese de yapısı ve tonu itibariyle fena olmayan bir ruj olduğunu söyleyebilirim. Çok uzun zamandır benle olmasına rağmen bozulma belirtisi göstermemesi sebebiyle de atmaya kıyamıyorum, ne yapısı değişti ne de kokusu. Ne yapsam atsam mı? Yoksa nostalji niyetine saklasam mı?

Yine swatcha göz atalım.





Son üçlüye bakacak olursak;

  • Flormar - Rise of Modern City: Flormar'ın yeni çıkardığı Pin up serisinde yer alan bu ruj çok kısa zamandır benimle olmasına rağmen favorilerim arasında yer aldı. Hatta gidip yedeklemeyi bile düşünüyorum, o derecede sevdim. Ton olarak Sin'e oldukça benziyor ve bingooo onun kadar kuru yapılı bir ruj değil. Daha yumuşak yapılı, daha kolay uygulanabiliyor. Kalıcılığı ise oldukça tatmin edici. Gün içinde dudak içinden az da olsa çıkma yapsa da renkte solma, silinme olmuyor, mat bir ruja kıyasla yumuşak yapılı olması sebebiyle kurutma problemi yaşatmıyor. En azından ben aşırı bir kuruma problemi yaşamadım. Fiyat 20 TL, bu koleksiyon limited ise bence çok geç kalmadan kapılmalı.
  • Avon Ultra Color Rich - Sangria: Tüm bu 11 ruj arasında en parlak yapılı olan ve maalesef en az sevdiğim ruj olur Sangria. Aslında çok büyük hevesle ve rengine bayılarak almıştım. Ki bence rengi fena değil, mürdüme dönük tatlı bir ton. Ama yapı itibariyle bu rujdan nefret ettiğim diyebilirim. İnanılmaz yumuşak olması sebebiyle eğilip bükülüyor, ambalajın sağına soluna bulaşıyor. Hatta nasıl olmuşsa dibine doğru kırılma eğilimi bile göstermiş ki ben ruju sürerken öyle çok da fazla açmam. Bu sebeple buzdolabına koydum ki kendine gelsin. Yine de nemlendirmesi ve yumuşak yapısı itibariyle fena olmayan bir ruj diyebilirim. Fiyatından emin olmamakla beraber, Avon indirimlerinde en fazla 15 TL civarına falan alınabilir diye düşünüyorum.
  • Avon Ultra Color Rich Matte - Matte Merlot: Matte Merlot ambalajında tam bir bordo gözükse de bence koyu bir kırmızı-bordomsu bir tonu var. Mat seriden bir ruj olmasında rağmen yapısı oldukça yumuşak ve kolay sürülebiliyor. Dudakta kadife gibi mat duruyor diyemem. Dudağa nem vermesi, kurutmaması, opaklığı ve tonu itibariyle benden geçer not aldı. Bence başarılı bir ruj olmuş. Fiyat yine Sangria skalasında olsa gerek.



Ve favorileri toparlayıp, yan yana görecek olursak;


Benim için bu 4 ruj mükemmel bordo yarışında ipi göğüsleyenler oldular.

Sıralama yapmak gerekirse fiyat-performans olarak Wet n Wild Cherry Bomb bence bu yarışın galibi, 10 TL'lik fiyatıyla MAC'in Sin ve Diva'sına kafa tutuyor. 
Diva gönlümün divası olduğu için ikinciliği hakediyor, 
Flormar ise yine mükemmel yapısı ve tonuna nazaran uygun fiyatı ile 3.lüğü göğüslüyor.
Sin ise evet belki bordonun tam karşılığı olan bir ruj ama günlük kullanım için fazla iddialı ve yapısı biraz fazla mat ve kurutmaya sebep olması sebebiyle 4.lüğe yerleşiyor.

Uzun bir post oldu farkındayım, umarım sıkılmamışsınız ve postun sonuna kadar sabretmişsinizdir. Bu rujlardan hangilerini denediniz,
sizin favori bordolarınız neler? Önerilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgilerle

Sosyal medyada takip için:
Instagram: cerenrgn
Twitter: budabenimgüncem

2 Mart 2014 Pazar

Pastel Matte Eyeliner - Suya, Ovalamaya, Akmaya Dayanıklı Göz Kalemi


Bir önceki postumda bahsi geçen Rimmel London Scandaleyes serisinin suya dayanıklı göz kalemlerine ulaşamıyorsanız size küçük bir sır vereyim. Pastel Matte Eyeliner adı altında inanılmaz başarılı göz kalemleri 
çıkarmış. Performans olarak Rimmel London'dan hiç bir farkını görmedim. 


Ben de siyah ve nude olmak üzere 2 rengi var, websitelerinde gördüğüm kadarıyla toplam 6 renk piyasaya sürmüşler. Sürümleri yumuşacık, en az Rimmel London kadar kalıcılar. Postun başlığından da anlayacağınız gibi sürdüğünüz anda sabitlenen bir yapıya sahipler. Suyun altında ovalayıp, kazımaya çalışsanız bile kalıcılılıktan ödün vermiyor ve kıpırdamıyorlar. Bu özellik her iki markada da mevcut.


Renkleri kıyaslamak adına Pastel ve Rimmel London'ını aynı anda swatchladım. Siyahlar yapı ve renk olarak birbirinden farksız. Nudelarda tabiki de ton farkı var. Pastel benim ten rengime çok yakın, göz içine uygulamada kimi zaman Pastel'i daha çok seviyorum, açık ve fresh bir ton olması sebebiyle daha aydınlık bir görünüme kavuşturuyor.

Her iki markanın kalemleri de favorim. Siyahları değerlendirecek olursam; Rimmel London biterse Pastel ile yoluma devam edip, tekrar almayabilirim. Zira tam anlamıyla dupe'lar. Nude renkler içinse ikisinin de yeri ayrı diyebilirim. Bittikçe koşarak alacağım ürünler. Anlayacağınız Rimmel'e ulaşamıyoruz diye çok da sızlanmamıza gerek yok, Pastel yapmış, ne de güzel yapmış. Alın kullanın.


İyi Pazarlar:)

11 Şubat 2014 Salı

Rimmel London Scandaleyes Waterproof Kohl Kajal - Nude&Black / Suya, Ovalamaya, Akmaya Dayanıklı Göz Kalemi:)


Rimmel London Scandaleyes serisinin meşhur göz kalemlerini duymayan, görmeyen yoktur sanırım. Scandaleyes serisinin işe yaramaz ne ürünü varsa getirip bu harika kalemlerden bizi mahrum eden sevgili Watsons'a bir kozmetiksever olarak teessüf etmeyi borç bilirim. Zira göz kalemi olarak şu ana kadar denediğim ürünler arasında en başarılı bulduğum ve bayılarak kullandığım bu kalemler oldu sanırım.


 Bu kalemler haklarında söylenilecek tüm övgü ve beğenileri sonuna kadar hakediyor.
Yumuşacık yapıları ve oldukça yoğun pigmentasyonlarının yanı sıra kalıcılık konusunda da aşmış olduklarını belirtmeliyim. 




Siyahı akma ve bulaşma yapmadan neredeyse tüm gün göz içinde sabit kalabiliyor ki benim gözüm göz kalemlerini hemencecik akıtır. 
Nude olan ise tam anlamıyla bir ten rengi. Ne beyaz kalemler gibi ben buradayım diye bağırıyor, ne de çok sarı. Göz içinde yarattığı canlı ve uyanık efekti çok seviyorum. Bu renk de siyah gibi çok kalıcı.
Kalemi sürdüğünüzde üstü mumumsu, yumuşak bir film tabakası hissi veriyor ve ovalasanız da çok fazla dağılma bulaşma yapmıyor.


Ben bu göz kalemlerini Asos'tan aldım, kargo ücretsiz ve şu an tanesi €3.47. En kısa zamanda Taupe rengini de denemek ve siyahı stoklamak istiyorum. 
Uygun fiyata başarılı ürünler denemek isteyenlere önerilir.


26 Nisan 2013 Cuma

Rimmel London BB Cream



BB kremlerle ilk tanışmam daha önce Skin 79 markasının Super + BB kremiyle olmuştu ama malum bizim için yurtdışından alışveriş sıkıntısı ve ulaşılabilirliklerinin zor olması dolayısıyla ülkemize gelen BB kremlerden denemek istedim. Gerçi çoğuna ulaşabiliyoruz artık, neredeyse her markanın BB kremi hatta CC kremleri de çıkmaya başladı.

Rimmel London 9 in 1 BB kremin vaad ettikleri 
      • Gözeneklerin görünürlüğünü azaltmak
      • Sivilceleri kapatmaya yardımcı olmak
      • Cildi tamamen kaplamak
      • Cilt parlamalarını engellemeye yardımcı olmak
      • Cildi yumuşatmak
      • Doğal parlaklık vermek
      • Mat bir görünüm sağlamak
      • Cildi makyaja hazırlamak
      • Nemi cildinize hapsederek korumak


SPF 25 özelliği ile cildi zararlı ışınlardan koruması da cabası :)

BB kremin yapısı orta yoğunlukta, ciltte dağıtılması çok kolay ve nemlendirme oranı da bence yeterli. Kapatıcılığı da orta diyebiliriz eğer belirgin sivilce izleri ya da cilt lekeleriniz varsa istediğiniz kapatıcılığı sağlamaz. Benim cildim karma olduğu için ürünlerin cildimi yağlandırması ve sivilce yapması korkulu rüyam diyebilirim bu BB kremle hiç öyle sorunlar yaşamadım fakat vaad ettiği matlığı sağladığını da söyleyemeyeceğim. Ben cildimin problemli olmadığı zamanlarda kullanmayı tercih ediyor ve mutlaka üzerinden pudra geçiyorum çünkü parlak görünümü ve gün içindeki parlamayı pek sevmiyorum.




Gördüğünüz gibi problemsiz bölgelerde kapatıcılık oldukça güzel ve cilde hafif ışıltı veriyor.
BB kremlerden hangisini alsam acaba diye kararsızlıklar yaşıyorsanız Rimmel London' ın BB kremine bir şans verebilirsiniz. Ben sevdim umarım siz de severek kullanırsınız :)



1 Nisan 2013 Pazartesi

Rimmel Apocalips Sıvı Ruj





Herkes öyle güzel bahsediyor ki bu rujlardan almasam olmazdı :) Ben normalde lip gloss tarzı rujları pek sevmem hatta kullanmam da dudakta bıraktıkları yapış yapış histen ve aşırı parlamalarından dolayı. Fakat bu bambaşka söylenenler kadar var bir kere nasıl oluyor bilmiyorum ama bu tarz rujlara göre mat bile diyebiliriz. Kendi içinde hafif bir ışıltısı var ki o da gayet güzel. 




Bu iki renk birbirine çok yakın gibi gözükse de 201 Solstice çok doğal bir renk veriyor 101 Celestial ise bir az daha pembemsi. Ben ikisini de bayıldım, çok güzel renk veriyorlar, sanki dudağı da nemlendiriyor gibi. Tek negatif yanı ilk etapta kokusunun biraz değişik gelmesi diyebiriz ama o da dert edilecek boyutta değil sürdükten sonra koku falan almıyorsunuz  :)




Fırçaları da gördüğünüz gibi süngerimsi ve bana çok kullanışlı geldi. Kapağı açtığınız gibi fırçaya gelen ruj miktarı tüm dudağınıza yedirmek için yeterli oluyor bence fazlası pek hoş durmuyor.




Sizde benim gibi bu tarz rujlara ön yargılıysanız Rimmel Apocalips bir şans verin derim :)

30 Kasım 2011 Çarşamba

Neye Niyet Neye Kısmet


Bloglarda okuduğum yorumlar sayesinde MAC Matchmaster fena halde kanıma girmişti. Nedense basiretim bağlandı, MAC mağazasına bile uğramadım. Sonuç bu. 

Inglot AMC pudra yumuşacık yapısıyla tercihim oldu. Kapatıcılığı ve ciltte duruşu için henüz bir yorum yapamıyorum, mağazada iş olsun diye denetip hemen aldım. Umarım spot ışıkları renk konusunda yanıltmamıştır. Kullanmaya başladıktan sonra detaylı bir post hazırlayacağım.

Rimmel London'ın tırnak bakım ürünlerinden Stronger'ı çok memnun kalarak kullanmıştım ama bittikten sonra bir süre bulamadım, bu süre zarfına Flormar kullandım ama malesef tırnaklarıma hiç iyi gelmedi, neredeyse her hafta bir tırnağım kırılır duruma gelmişti ve soyulma problemi yaşıyordum. Neyseki buldum ve hemen kaptım, sararmalara karşı olan ürününü denemek istedim. Güçlendirici ile ilgili yorumlarım için tık tık

Pantene'in kokusuna her zaman hastayımdır, ama hiç kullanmadım desem yeri. Bence şampuanda bu tarz temiz kokular kullanılmalı, Gliss duy beniiii. Gratis'te bazı serilerde 3 al 2 öde vardı kokularının hatrına aldım. Bakalım Ultimate Repair serisini geçebilecekler mi? Bi de köpük aldım Hobby'den parlaklık verecekmişmiş. Saçlarımı uzun bob kestirdiğimi söylemişmiydim. Düzleştiriciyle iri dalgalar yaparken köpüğün kullanışlı olabileceğini düşünüyorum. 

Hala aklım Matchmaster'da tabi, en kısa zamanda benim olmalı

13 Eylül 2011 Salı

Rimmel London Lycra Nail Care-Stronger


Tırnaklarım çabuk kırılabiliyor, hem de ne kırılma öyle ucundan kenarından değil, bir bakıyorum güzelim uzun tırnak nerdeyse ortasından kırılıvermiş. Kısaltsam acısından oturur ağlarım, günlerce yara bandıyla kırığı kamufle etmeler falan. Neyse efendim, benim bu sorunlar için kullandığım ürün meşhur Kalyon'du. Kaç şişe bitirdim  hatırlamam. En son almaya gittiğimde Rimmel'in bu ürünü gözüme çarptı, denemekten zarar olmaz dedim, aldım. Çok da iyi yapmışım, Kalyon'dan daha iyi geldi tırnaklarıma. Ben her zaman base coat niyetine kullanıyorum, tırnaklarımı oldukça sertleştirdi, güçlendirdi. Kısaltsam bile çabucak uzar oldu. Çok memnun kaldım. Rimmel'in diğer tırnak bakım ürünlerini de denemeyi düşünüyorum. Kırılan tırnaklara derman arayanlar, bu ürüne bir bakın derim.



Ojemin rengini tabiki de düzgün yansıtamadım. Halbuki oldukça güzel bir yeşil, Claire's 46, üzerine de Golden Rose 98 sürdüm.



Flu ama parıltılar bir nebze olsun belirgin.


3 Kasım 2010 Çarşamba

Rimmel London Matte Finish-Mattifying Topcoat


Ben de mat oje trendinden eksik kalmadım, gittim Rimmel'in bu güzel top coat'unu aldım sonunda. Geçen günlerde Capitol Watsons'a gidip Rimmel'in oje matlaştırıcısı var mı diye sorduğumda, yüzüme ufo gören masum köylü ifadesiyle bakan bayanlara da selam olsun. Orada bulamayınca şansımı Optimum Watsons'ta denedim ve son matlaştıcıyı kaptım. Ha bir de Beige Babe rengini aldım ki çok çok güzel bir taupe olur kendisi, hatta bulmuşken bir kaç tane daha alıp stok yapym, eşe dosta veriyim dedim ama o da bitmişti. Buyrun sevgili Deniz'in güzel tırnaklarında da görelim rengi:) Daha önce bu markanın ojelerini denememiştim, çok kızdım kendime; oval ve kocaman fırçasıyla, yapısıyla, kolay kurumasıyla kalbimi fethetti diyebilirim. Matlaştırıcıyı da çok sevdim görüntü güzel:) Kırmızım Flormar Supermatte serisinden m104. Sırada Sevilla'nın ojeleri var onlara da el atmak lazım, bloglarda hoş renkler ve yorumlar dönüyor.

Az kalsın unutuyordum, tırnak etlerim fena gözüme batmaya başladı ama maniküre gitmemekte ısrarcıyım. Açıkçası o tırnak etlerini kesen zımbırtıdan da hep ürkmüşümdür. Krem,losyon bla bla önerisi olan?